Lespektra Derneği'nin raporuna göre, ankete katılan lezbiyen, biseksüel ve kadınlara ilgi duyan non-binary bireylerin yüzde 93'ü en az bir tür taciz ya da şiddet yaşadı. Veriler, derneğin kurucu ortaklarından Doroteya Stefanova'nın tanıttığı "Lezbofobi: Bulgaristan'da toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin gizli biçimleri" başlıklı raporda yer alıyor.
Her on lezbiyenden sekizi yaşadıklarını kurumlara bildirmiyor. Fiziksel şiddet, ayrımcılık ya da cinsel taciz nedeniyle başvuranlar ise çoğunlukla polise veya sağlık kurumlarına değil, LGBT örgütlerine gidiyor. Raporun analizi bunu gösteriyor.
Dış görünüş ve cinsiyet ifadesi, Bulgaristan'da LGBTİ bireylere yönelik taciz ve şiddetin en sık görülen nedenleri arasında. Stefanova'ya göre olayların çoğu kamusal alanlarda yaşanıyor. Saldırganlar çoğunlukla tanımadıkları kişiler.
En yaygın taciz türü sözlü taciz. Katılımcıların yüzde 79'u bunu yaşadı. Onu yüzde 68 ile cinsel taciz izliyor. Katılımcıların yüzde 49'u çevrim içi taciz, yüzde 44'ü tehdit, yüzde 39'u da fiziksel şiddet yaşadı.
Araştırma Nisan-Temmuz 2025 arasında yapıldı. Çalışmada 147 kişiyle anket, dokuz kişiyle de derinlemesine görüşme yapıldı. Katılımcıların en az 18 yaşında olması, son beş yılın en az bir yılını Bulgaristan'da geçirmiş olması, kadınlara ilgi duyması ve kendini kadın, non-binary ya da başka bir kimlikle tanımlaması gerekiyordu.
Stefanova, amaçlarının toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve lezbofobi hakkında güncel veri toplamak olduğunu söyledi. Rapora göre lezbofobi, kadın düşmanlığını, cinsiyetçiliği ve normlara uymayan cinsel yönelimlere karşı tutumu kapsayan özel bir önyargı türü. Böylece toplumun yalnızca cinsel yönelime değil, kişilerin dış görünüşüne ve nasıl algılandıklarına da nasıl baktığı ortaya çıkıyor.
Raporun sunumunun ardından öneriler tartışıldı. Öneriler arasında aile içi şiddete karşı korumada reform yapılması, çevrim içi tacize karşı hukuki çerçevenin genişletilmesi ve toplumsal cinsiyet kimliği ile ifadesinin korunan özellikler arasında sayılması var. Sorunu homofobi ve kadın düşmanlığı üzerinden birlikte ele alan, kesişimsel bir yaklaşım da öneriliyor.
Polislerin, hâkimlerin ve savcıların eğitim alması ve katı protokollere bağlı çalışması öneriliyor. Böylece nefret suçlarının hedef gözeten yapısı daha iyi anlaşılacak. Diğer önerilerden biri, "düzeltici" denilen cinsel şiddetin suç olarak tanınması. Bir diğeri de okulda cinsel yönelimle ilgili konuların serbestçe konuşulabilmesi.
Etkinlik, Bulgar Kadın Fonu ve Avrupa Birliği'nin desteğiyle düzenlendi.